Dereli Arıcılık- Haberler

 

 

 

 

TEMA: "Arıların yüzde 50'si telef oldu"

18 Nisan, 2007 11:03:00 (TSİ)
Türkiye'de yaklaşık 4.5 milyon arı kolonisinin bulunduğu, bunların yüzde 50'sinin, yetersiz beslenme ve iklim değişikliği gibi nedenlerle yok olduğu açıklandı.

TEMA Vakfı Arıcılık Danışmanı ziraat yüksek mühendisi Ahmet İnci, iklim değişiklikleri nedeniyle arı popülasyonunda büyük kayıplar yaşandığını dile getirdi.
 
İnci, "Arıların yok olması tarımsal ürünlerin inanılmayacak derecede azalmasına neden olacaktır. Aldığımız duyumlara göre kış aylarında yüzde 50'lere varan koloni ölümleri olmuştur" dedi.
 
Dünyada yaklaşık 50 milyon bal arısı kolonisi olduğunu, Türkiye'de ise istatistiklere göre yaklaşık 4.5 milyon arı kolonisinin bulunduğunu söyleyen Ahmet İnci, "Önceki yıllarda en fazla yüzde 5-10 zaiyat olurdu. Bu sene yüzde 50'nin üzerine çıktı. 4.5 milyon koloninin yüzde 50'si öldü" diye konuştu.
 
İnci, geçen yıl nisan ayının son haftasında Türkiye genelinde özellikle karasal iklimin hakim olduğu bölgelerde yaşanan "don" olaylarının arıları olumsuz etkilediğine işaret etti.
 
İnci ayrıca, "Bu anormal hava koşulları sonucunda da 2006 yılı bal üretimi normal yılların ancak 3'te 1'i oranında gerçekleşti. Bazı yörelerde koloniler gelişememişler ve kış için yeterli bal stoku oluşturamamışlardı. Yeteri kadar beslenemeyen kolonilerin pek çoğu bu kışın ölmüşlerdir. Arı ölümleriyle bal üretimi düşecektir. Ayrıca arıların dölleme görevleri var. Bu azalınca Türkiye genelinde tarımsal ürünlerde düşüşler olacak. Asıl sorun bu" şeklinde konuştu. 
 
Kalitesiz ana arılar
 
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın, son 3 yıldır ana arı kullananlara, arıların her biri için 15 YTL destek verdiğine dikkati çeken TEMA Vakfı Arıcılık Danışmanı Ahmet İnci, "Destekten faydalanmak adına ana arı kullanımı ve üretimi son 3 yılda 3-4 kat arttı. Ancak damızlık özelliği olmayan ve kalitesi düşük olan bu ana arılar, verildikleri kolonilerde ölmekte ve kolonilerin de ölümüne neden olmaktadırlar" dedi.
 
İnci, "Ayrıca bazı arıcılar, kolonilerini mısır nişastası orijinli ticari fruktozla besliyorlar. Sürekli fruktozla beslenen kolonilerin fizyolojik sistemleri bozuluyor ve sonuçta da ölüyorlar. Arıcılar, arılarına daha iyi bakmalı ve beslemeliler. Doğru ana arı kullanmaları gerekiyor. Arılar çok hassas varlıklardır. Gerekli önlemler alınırsa, arı ölümleri durdurulabilir" ifadelerini kullandı.
 
"38 bin aile arıcılıkla uğraşıyor" 
 
TEMA Vakfı Arıcılık Danışmanı, yıllık bal üretiminin 60-65 bin ton civarında olduğu Türkiye'de 38 bin ailenin arıcılıkla uğraştığını, bu ailelerden yaklaşık 10 bininin de geçimlerini sadece arıcılıktan sağladığını ifade etti.
 
Ahmet İnci, ürettikleri balla insanlara yararlı olan arıların bitkilerde döllenmeyi yaparak ürünlerin artmasını sağladıklarını vurguladı.
 
İnci, arıların dölleme hizmetleriyle sağladıkları ürün artışının değerinin ürettikleri balın değerinden yüzlerce kat daha fazla olduğuna dikkati çekerek, bu yıl Türkiye'nin dört bir yanından arı kayıplarıyla ilgili birçok haber geldiğini bildirdi.

 

 

Arıların kayboluş nedeni virüs mü?


7 Eylül, 2007 09:55:00 (TSİ)

ABD'de arıların toplu olarak gizemli şekilde ortadan kayboluşuna, 2004'te İsrail'de keşfedilen bir virüsün neden olduğu düşünülüyor.

Columbia Üniversitesi İmmünoloji ve Enfeksiyon Merkezi Direktörü Ian Lipkin yaptığı açıklamada, araştırmacıların, İsrail'de bulunan ve (Israeli Acute Paralysis Virus) IAPV adı verilen bir virüsün, bu olayın potansiyel nedeni olabileceğini düşündüklerini belirtti.

Araştırmacılar, IAPV virüsünün, bu afete maruz kalan hemen hemen tüm kovanlardan gelen örneklerdeki tek mikro organizma olduğunu vurguladı.

Lipkin, "Bir sonraki adımımız, bu virüsün, kovanların boşalmasının tek nedeni mi, yoksa mikrop, zehir, böcek öldürücüler veya kuraklık nedeniyle ortaya çıkan zayıf beslenme gibi diğer faktörlerle bir bağlantısı olup olmadığını saptamak" dedi.

ABD'de arıların yok olmasına neden olan bu gizemli durumun, bal fiyatlarını ve bal üretim maliyetini giderlerini olumsuz etkilemesi bekleniyor.

Albert Einstein, "Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanın sadece 4 yıl ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan, insan olmaz" demişti.

ARİCİLİK

ABD Tarım Bakanlığı yetkilileri, Mayıs 2007'de, balarısı nüfusunun dörtte birini son birkaç ay içinde esrarengiz biçimde yitiren ABD'nin ciddi beslenme kriziyle karşılaşabileceğini belirtti.

Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde de aynı dönemde toplu arı ölümleri endişe yarattı. Kovanlardan hergün yüzlerce ölü arı toplayan çiftçiler, yetkilileri harekete geçirdi. Tarım İl Müdürlüğü ekipleri konuyla ilgili inceleme başlattı.

 

Arıları yok eden cep telefonları mı?

16 Nisan, 2007 12:13:00 (TSİ)

 
Arıların gizemli bir şekilde ortadan kaybolmasının nedeninin cep telefonları olabileceği belirtildi.

Arıların ortadan yok olmasının böcek ilaçları, genetik olarak değiştirilmiş ürünler veya küresel ısınmadan kaynaklandığı yolunda teoriler de ortaya konulmuştu.
 
Son teoriye göre, cep telefonlarının yaydığı radyasyon, seyir sistemlerini etkileyerek arıların kovanlarını bulmalarına engel oluyor.
 
İngiliz Independent gazetesinin internet sitesindeki habere göre, Landau Üniversitesi'nde yapılan sınırlı bir araştırma, yakınlarda cep telefonları varsa arıların kovanlarına dönmediklerini ortaya koydu.
 
Araştırmayı yürüten Dr. Jochen Kuhn, bunun arıların ortadan kaybolmalarına ilişkin bir "ipucu" olabileceğini söyledi.
 
Cep telefonlarının zararlarıyla ilgili 1990'larda kapsamlı bir araştırma yapan Dr. George Carlo da bu teorinin doğru olabileceğine inandığını belirtti.
 
Daha önce Almanya'da yapılan bir araştırma, yüksek gerilim hatlarının yakınındaki arıların davranışlarının değiştiğini göstermişti.
 
 
ARILARIN KAYBOLUŞU
Albert Einstein: "Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanın sadece dört yıl ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan, insan olmaz."
Arıların kaybolduğu ilk kez geçen sonbaharda fark edilmişti. Daha sonra bu durum Amerika'daki eyaletlerin yarısında görüldü. Batı sahilinde ticari arı nüfusunun yüzde 60'ı, Batı sahilinde de yüzde 70'i kaybedildi.
 
Almanya, İsviçre, İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan ve İngiltere'nin yanı sıra Türkiye'de de arıların kaybolduğuna tanık olundu.

 

 

Arıcılıkta endişe sürüyor

5 Nisan, 2007 23:55:00 (TSİ)

Toplu arı ölümlerinin yarattığı endişe sürüyor. Özellikle Kafkas ırkı arının merkezi konumundaki Ardahan'da arı kayıplarında ciddi artış var. Türkiye'nin bal üretiminin yüzde 20'sinin karşılandığı Muğla ve Marmaris çevresinde de arıcılar endişeli.

Türkiye�de 38 bin ailenin geçimini sağladığı arıcılıkta tehlike çanları çalıyor. 

İklim değişikliği, bilinçsiz bakım ve yanlış teşvikler arıların sonunu hazırlıyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya çıkan toplu arı ölümleri Türkiye'de de arıcıları endişelendiriyor.

Kafkas ırkı arının gen merkezi konumundaki Ardahan'da arı ölümlerinde geçen yıllara göre ciddi artış var. 

Ardahan Kafkas Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kemal Gültekin, birçok arıcının daha şimdiden yüzde 60 kaybı olduğunu söyledi.

Türkiye'nin bal üretiminin yüzde 20'sini karşılayan Muğla ve Marmaris yöresinde de arıcılar endişe içinde.

Bölgede şu ana kadar toplu arı ölümleri görülmedi. Ancak üreticiler arıların kovanlardan kaçtığını söylüyor.

Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ziya Şahin, gerekli önlem alınmaması durumunda, küresel ısınmanın arıcılığı yok edeceği uyarısında bulunuyor.

Toplu arı ölümleri üzerine inceleme

4 Mayıs, 2007 10:27:00 (TSİ)

Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde toplu arı ölümleri endişe yarattı. Kovanlardan hergün yüzlerce ölü arı toplayan çiftçiler, yetkilileri harekete geçirdi. Tarım İl Müdürlüğü ekipleri konuyla ilgili inceleme başlattı.

Hakkari'nin balıyla ünlü Şemdinli ilçesinde bu yıl bal üretimi tehlikede. Çünkü arılar burada da bilinmeyen şekilde ölüyor.
 
İlçeye 70 kilometre uzaklıktaki Derecik beldesinde arıcılar, kovanlardan hergün yüzlerce arı temizliyor. Bazı üreticiler, ölümleri hava şartlarının düzensiz olmasına bağlıyor.
 
Toplu arı ölümlerinin başka bir sebebi olabileceğini düşünen bazı arıcılar ise yetkilileri harekete geçirdi.
 
Tarım İl Müdürlüğü ekipleri, Derecik beldesinde arı kovanlarının bulunduğu bölgede incelemelerde bulundu.

Ekipler, kovan ve arılardan numune aldı. Arıların ölüm sebebi tahlil sonuçlarıyla belirlenecek.
 
Bölgede kaç arının öldüğünün tespit edilmesi için de çalışma başlatıldı.

 



Arılar intihar ediyor !
Son iki yıldır Türkiye'de arılar toplu halde ölüyor ya da kovanlarını terk ediyor.





30 Mart 2007 10:50

Son iki yıldır Türkiye'de arılar toplu halde ölüyor ya da kovanlarını terk ediyor. Erken gelen bahar, ardından yaşanan dondurucu soğuklar, bilinçsiz bakım, yanlış teşvik arıların sonunu hazırlıyor.

Üreticiler ve bilim adamları "Sofrada bal olmasa da olur ama yakında elma, kayısı, yağ da gelmeyecek" uyarısında bulunuyor.

Turgut Koru, Türkiye’de geçimini arıcılıktan sağlayan 38 bin aileden sadece birini temsil ediyor. Koru iki yıldır kovanlarını açıyor, arılarını arıyor ama ya ölülerle karşılaşıyor ya da cılız bir ses duyuyor. Sadece Ankara'da arıların ölüm oranı yüzde 50'nin üzerinde.

Üreticiler şaşkın. Uzmanlara göre arıların ölümünden hem üreticiler hem de küresel ısınma sorumlu.

TEMA Vakfı Arıcılık Danışmanı Ahmet İnci durumu, “50 yıllık arıcıyım. Hiçbir yıl böyle kötü birşey yaşamadık. 2005’te soğuk hava dalgası kavurdu. 2006'da daha kötüsü oldu, çiçekler mayısta soğuktan yandı. Arılar yeterince bal toplayamadı. Bilinçisizlik de binince bu kötü tabloyu yaşadık” sözleriyle özetledi.

Uzmanlar üreticinin yanlış ilaç kullandığına da dikkat çekiyor. Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevin Keskin, "Öyle hastalıklar var ki, ilaç asla kullanılmamalı, kovanlar yakılmalı" dedi.

Tarım Bakanlığı önlem almaya çağrılıyor

Türkiye 'de yılda ortalama 60 bin ton bal üretiliyor. Ama geçen yıldan itibaren tehlike çanları çalmaya başladı. Üretim üçte iki oranında azaldı ve sadece 20 bin ton bal elde edildi. Bu yıl beklenti daha da az. Gelecek yıl ise belirsiz.

Keskin “Bal yerine başka birşey de yiyebiliriz. Bal adı altında... Sorun sadece balın sofralardan eksilmesi de değil. Arılar doğadaki belirleyicilik göreviyle sebze ve meyve üretimini de etkiliyor” dedi.

Arıların tabiattaki görevlerine değinen Ahmet İnci de “Arıların görevi çiçekleri döllemek. Arıların misyonu polenleri alıp götürmek. Meyvelerin tutmasını sağlar. Sadece sofraya bal gelip gelmeme meselesi değil, sofraya yağ, gelmeyecek, sofraya elma, armut gelmeyecek, vişne gelmeyecek. esas sorun orada” sözlerini kullandı.

Hem üreticiler hem de uzmanlar Tarım Bakanlığı’nı bir an önce daha doğru teşvikler ve eğitim konusunda harekete geçmeye çağırıyor.

Didem Tümer / CNN TÜRK